kitap yolcu
Following
ZeynepSude
Score: 184

Follow



Following Books


Following Users

Saniye

Hatice

butterfly

Follower Users

butterfly

Bilal

Elif
Login to share something. Share
Book Comments
Latife Hanım
Hakkında çok fazla spekülasyon yapılan Latife Hanım hakkında yazılmış en derli toplu, en fazla emek harcanan eserlerden biri, belki de birincisi olsa gerek. Latife Hanım üzerinden dönemin zihniyetine, siyasetine dair güzel bir kitap. Ayrıca sürükleyici.
İlk ve Ortaokulda Montessori Eğitimi
Büyük bir potansiyelle, ancak (…) neredeyse bomboş bir zihinle doğan ve altı yıldan kısa bir süre içinde diğer türlerin hepsini geride bırakan çocuğun bu başarısı, yaşamın en büyük gizemlerinden biridir. Bu kitapta Dr. Montessori, insan yaşamının bu ilk, ancak en belirleyici dönemine dair yakın gözlemlerini ve değerlendirmelerini (…) anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda yetişkin insanların bu yöndeki sorumluluğunu da ortaya koyuyor. (…) Bugün evrensel anlamda kabul görmüş olan “doğumdan itibaren eğitim” yaklaşımı, eğitimin “yaşama yardım” hâline gelmesiyle ve bilgi ya da idealleri bir zihinden diğerine doğrudan aktarmanın ve öğretimin dar sınırlarını aşarak verilebilir. “Çevreyi hazırlama” Montessori yönteminin en tanınmış ilkelerinden biridir. Dr. Mario Montessori
Küçük Mucizeler Dükkanı
Artık o eski tasasız kız değilim. Yaşadığım her günün değerini biliyorum. Çünkü hayatın ne kadar değerli olduğunu öğrendim... Hiçbir şeyi, özellikle de hayatı hafife almaz oldum. Artık hiçbir günümü boşa geçirmiyorum. Çektiğim acıların karşılıklarının olduğunu öğrendim..." Hayatın içinden dört güçlü kadın... Küçük mucizeler, büyük umutlar Ve dostluğun iyileştirici gücüne dair sımsıcak bir hikaye... Bu kitapta mutlaka kendinizden bir şeyler bulacaksınız!
Şeker Portakalı
Yoksul bir ailenin oğlu olan Zeze, yaramazlıkları ile tüm mahalleye yaka silktiren bir çocuktur ve herkes onu “şeytanın vaftiz oğlu” olduğunu söyler. Zeze, yaramaz olmasının yanında hayal gücü geniş, okumayı tek başına sökecek kadar akıllı ve öğretmenini mutlu etmek için her gün ona bir çiçek götürecek kadar duygulu bir çocuktur. Çok küçük yaşta okula başlayan Zeze, okulda uslu ve çalışkan bir öğrenci olur; sokakta ise yaramazlıklarını sürdürür. Yalnızca ablası ve öğretmeni onun yaramazlıklarına anlayışla yaklaşır. Ailesi yeni bir mahalleye taşınmak zorunda kalınca mutsuz olan Zeze, yeni evlerinin bahçesindeki bir şeker portakalı fidanının arkadaş edinir. Minguinho adını verdiği (keyifli olduğu günler Xururuca dediği) şeker portakalı fidanı ile konuşmaktadır. Zeze, fidana gün boyu yaptıklarını ve hayallerini anlatır. Yılbaşı yaklaştığında Zeze, hediye beklentisi içinde pabuçlarını kapının önüne koyar ama işsiz ve çok yoksul bir adam olan babasının ona hediye alacak gücü yoktur. Bu yaptığının babasını nasıl üzdüğünü fark ettiğinde çok pişman olur. Babasına bir hediye alıp yaptığını telafi etmek için ayakkabı boyamak üzere yollara düşer ve filtreli sigara almak için yeterli para kazanıp babasına hediye vermeyi başarır. Zeze’nin yaramazlıklarından birisi, kasabanın en havalı arabasının arkasına asılmaktır. İlk denemesinde başarısız olur ve arabanın sahibi Portekizli Manuel Valaderes’ten dayak yer. Bundan sonra Portekizli’den saklanacaktır ama bir gün yaramazlıkları sonucu yaralandığı için okula topallayarak gittiğini gören Portekizli onu arabasına alıp eczaneye götürür; ardından limonata ve pasta ısmarlar. Zeze ile Portekizli arasında böylece bir dostluk gelişir ve sürekli birlikte vakit geçirirler. Zeze, onu babası gibi görür. Zeze, sokak şarkıcısı Bay Arivaldo ile tanışınca onun yanında sokaklarda şarkı söylemeye başlar. Babası, şarkı sözlerinin müstehcen olduğunu düşündüğü için onun Bay Arivaldo ile görüşmesini yasaklar. Zeze, bir gün babası için şarkı söylemeye karar verip Bay Arivaldo’dan öğrendiği bir şarkıyı söyleyince babası onu kemerle döver. Zeze, bu dayaktan sonra artık babasının değil Portekizli’nin oğlu olmak istediğini söyler. Yaramazlıklarından ötürü sürekli ailesinden dayak yiyen Zeze, bir gün babası ve ablası tarafından çok ağır bir şekilde dövülür, evden çıkamaz hale gelir. Zeze o süreçte ölmeyi isteyecek kadar acı çekmiştir. İyileşip Portekizli ile buluştuğunda bu düşüncesini ona açar ama Portekizli onu bu düşünceden vazgeçirir. Zeze bir gün okuldayken Portekizli’nin kaza yaptığı haberini alır ve kendini sokağa atar. Bu kaza haberi, Zeze’nin bütün yaşam sevincini yok eder. Portekizli ölmüştür. Bu arada bahçedeki şeker portakalı fidanının yol yapım çalışması nedeniyle kesileceği söylentisi çıkar. Zeze, üst üste gelen bu acılara dayanamaz, hasta olur. Kasabalılar bir türlü iyileşemeyen Zeze’yi ziyarete gelirler. Fakat o yalnızca şeker portakalı fidanı ile konuşur. Zamanla Zeze iyileşir, babası iş bulur ancak Zeze’nin çocukluğu ölmüştür; kalbi hiç iyileşmez.
Latife Hanım
Sevgili ipek Hanım, Yaz tatilinden yeni döndüm, kitabınızı bu arada okudum ve size ilk fırsatta yazmak istedim. Yazdıklarınız için sizi övmek isterdim. Ama bu çok kolaycılık olurdu. Siz biyografi alanında Türkiye'de çok önemli bir çıtanın üzerinden atlamış oluyorsunuz. Uzun yıllardır okuduğum en iyi biyografinin yazarısınız. Mango'nunkinden sonra sizinkini örnek göstermeye başlayacağım. Artık bundan böyle (çünkü kitabınızı sizden önce yazılanlarla kıyaslamak büyük haksızlık olur) sizin çıtanızı aşamayacak olan kitaplar için çok yazık olacak! Kitabınızı sadece zevkle ve öğrenerek okumadım, aynı zamanda yaptığınız titiz araştırmayı da kıskandım. Bugün Latife Hanım hakkında sizinkinden daha iyi bir biyografi yazılamazdı. Gerçekten de mükemmel bir metin hazırlamışsınız. Daha da ötesi, paradigmayı genel okuyucular temelinde değiştirmeyi başarıyorsunuz. Pek çok tarihçi aynı konuda yazsa da sizinkine benzer bir etkiyi yaratamazdı. Yazdıklarınızın çok cesurca olduğunu düşünüyorum. Kitabı okurken, kitap hakkında ihbar olmamasına da şaşırmıştım. Tam tatilin sonunda kitabınız hakkında dava açıldığını gazeteden okuyunca, akla gelen başa gelir, dedim. Umarım bu dava uzun sürmeden sona erecektir. Zaten açılmasaydı hayret ederdim. Sevgiler Cemil Koçak 20 Ağustos 2006 tarihli e-postadan
Çile
Şairliğim on iki yaşımda başladı. Bahanesi tuhaftır: Annem hastahanedeydi. Ziyaretine gitmiştim... Beyaz yatak örtüsünde, siyah kaplı, küçük ve eski bir defter.. Bitişikte yatan veremli genç kızın şiirleri varmış defterde.. Haberi veren annem, bir an gözlerimin içini tarayıp: - Senin dedi; şair olmanı ne kadar isterdim! Annemin dileği bana, içimde besleyip de on iki yaşıma kadar farkında olmadığım bir şey gibi göründü. Varlık hikmetimin ta kendisi... Gözlerim, hastahane odasının penceresinde, savrulan kar ve uluyan rüzgara karşı, içimden kararımı verdim: - Şair olacağım! Ve oldum. 1925'de "Örümcek Ağı", 1928'de "Kaldırımlar", 1932'de "Ben ve Ötesi", 1953'de "Sonsuzluk Kervanı" ve 1969'da "Şiirlerim" ismiyle yayınlanmış şiir kitaplarının bir çok bakımdan kendini ifadelendiremediğini söyleyen Necip Fazıl Kısakürek'in, 1922'de Yeni Mecmua'da yayınlanmış ilk şiirinden başlayarak bizzat kendisi tarafından süzülen, ayıklanan, düzeltilen ve bir araya getirilen bütün şiirleri… Ve Poetikası… Bir yanda belli başlı bir sanat anlayışından tüten şiirler, diğer yanda, bu sanat anlayışının tüttürdüğü şiir mefkûresi…
Aşk Terketmez
Korkma, herkes seni terk etse O terk etmez! Herkes seni yalnız bıraksa O bırakmaz! O yokluktadır, O yokluktan doğandır. O her şeyi bilir. O Latif’tir, Emin’dir, Mülk ve Saltanat sahibi bir Emir’dir. O sığınaktır, cümle günahkârın sığınağıdır. Eşi ve benzeri olmayan bir Nur’dur. Gönüldeki her türlü acıyı, ıstırabı teskin edendir. Sen gizlesen de O senin bütün derdini bilendir. Herkes seni terk etse de O terk etmez. Hiçbir yerde seni yalnız, çaresiz bırakmaz. Gel, O’nun yüce gölgesine gir. Korkma, herkes seni terk etse AŞK terk etmez. Hz. Mevlânâ Hayat Nur Artıran Herkes Seni Terk Etse AŞK TERK ETMEZ’de Kur’an hükümlerinden, Sevgili Peygamberimiz’in hadislerinden ve başta Hz. Mevlânâ olmak üzere Allah dostlarının, manevi büyüklerimizin sözlerinden, kıssalarından yola çıkarak AŞK’ı anlatıyor: Allah aşkını, Peygamber aşkını, Ehl-i Beyt aşkını, evliyaullah aşkını. Bütün güzellere duyulan aşkı… Okura, “Onlara tutun ki düşmeyesin” diyor. Şekil ve surette gizlenen ilahi sırlardan bahsediyor. Herkes Seni Terk Etse AŞK TERK ETMEZ aydınlığın içine yeni bir aydınlık, karanlığın içine yeni bir ışık uyandırabilmek gayesiyle kurulmuş bir sohbet meclisi. Sözünü “aşk”la söyleyen bir gönül dostunun okurla samimiyetle söyleşmesi…
Bir Solukta Evrenin Resimli Tarihi
En çok merrak ettiğim Büyükbaba paradoksu konusunu çok güzel anlatmış bu kitapta. Ve mutlaka okuyun derim. Çanakkale Savaşı'nı canlı izleyebilme ihtimalini öğrendim bu kitaptan. Nasıl mı kitaba bakın :) Benden bu kadar
Acılar İçinde Başarıyı Yakalayanlar
Gerçek başarının çiçekli yollardan geçerek değil, sıkıntıları aşarak , sabrederek , vazgeçmeyerek elde edileceğini çok güzel anlatıyor. Özellikle Charlie Chaplin bölümü harikaydı ...
Aşk Bir Davaya Benzer
Kitaptan bir küçük söz paylaşayım Mevlana'dan hoşuma gitti :) "İnsan kulaktan , hayvan ağızdan beslenir"